5 Mart 2010 Cuma

Softcom "out" MoreClick "in" !

(Yazının girişini yazmak hep işkence benim için... Selam mı vermeli yoksa pattadanak konuya mı girmeli??)

Bu yazıyı aslında www.adakizi.com üzerinden yazacaktım ama Wordpress'in içini dışını kurcalarken temayı patlattım. Hatta komple hosting hesabını patlattım. Sildim falan. Akşam tekrar yüklemeyi deneyeceğim. Neyse, bu seferlik böyle olsun. Aldığımız ders neymiş: "Çok kurcalama bozarsın evladım!"

Biraz önce herkese veda maillerimi gönderdim. İşlerimin hepsini devrettim. Şu anda herkese sütlü nuriye ikram ettim geldim. Tatlı yiyelim tatlı ayrılalım hesabı :) İçimde hafif bir sızı var tabi, ayrılıyorum diye üzülmekten ziyade alışkanlıklarım değişicek diye bir tedirginlik. Beşiktaş'a ve ofise çok alışmıştım. Her sabah Barbaros'ta 74 saniye karşıdan karşıya geçmek için beklemeyi, arada uyuklayan boz sokak köpeğini, Uniş'teki kibar amcayı, balıkçıları, kahve ve döner kokusunu, masamı, telefonumda yazan "Birge :)"yi, turuncu panelimi, Beşiktaş çarşısının hareketliliğini, Serkan ve Gürhan'la daha.net için sabahlamamızı, ikide bir kesilen internetle verdiğimiz molaları, öğle yemeklerini hep özleyeceğim. Ama geçmişe mazi derler değil mi :)

Umuyorum ki beni MoreClick'te de çok güzel günler bekliyor. Yeni projeler, yeni insanlar... Öğrenilecek çok şey, paylaşılacak çok fikir var. Buradan kendime "may the force be with me" diyorum ve çantamı alıp çıkıyorum...




27 Şubat 2010 Cumartesi

birge -- adakizi!

Yeni bir dönem başlıyor. Hem çok heyecanlıyım hem de üzerimde kendinden emin bir sakinlik var. Muhtemelen pazartesi günü muhteşem bir bomba patlatacağım. Ama önce "ada kızı"nı anlatayım.

Biraz önce eve geldim, montumu çıkartmadan gidip adakizi.com'u aldım. Yeni Rakı'nın davetindeydik, fasıl ekibi vardı. Ufuk'a dönüp dedim ki "Biz Heybeli'de her gece mehtaba çıkardık veya ada sahillerinde bekliyorum çalarsa, onlar benim şarkımdır çünkü ben ada kızıyım!" Bunu dediğim anda ortamın da etkisinden olsa gerek bir ampül yandı kafamda. Ben ada kızıyım!!! diye :) Bu blogumu kapatıp artık adakizi.com'a taşınıyorum.

Efendim, bilmeyen kalmamıştır herhalde ama ben Heybeliadalı'yım. Ruhum oraya ait, yuvam orası. Birisi bana nerelisin diye sorunca göğsümü kabarta kabarta "Heybeli" diyorum. Gitmeyince özlediğim, uzaktan bakınca bile beni mutlu eden yerlerin en tepesinde geliyor Heybeli. Zaten hep söylerim, adasız denizsiz bir hayat olmaz diye!

Bu aralar pek bir yoğundum sevgili blogcuğuma uğramaya fırsat bulamadım. En son galata'da rakı zirvesini yazdım sanırım. Sonra bir yaş günü zirvesi ve bir ada sefası atlattık. Bu sabah yine Büyükada'ya giderek güne başladık. Daha sonra Yakup Abi'nin bizlere söz ver.
diği Gerçek Sofralar Gerçek Muhabbet'e katıldık.Sazlı, sözlü, vur patlasın çal oynasın millet kendinden geçti. Evren bir sürü resmimizi çekti, istiyorum onları (:
Sonracıııma, Aslı ve Eda inanılmaz tatlı hatunlarmış, onlarla tanış oldum. Bir de karşı komşum (ismini hatırlayamıyorum , eşek ben) ve Hakan Abi'yle güzel muhabbet ettik. Dönüşte de Murat'larla serviste geyik yaptık. Ufuk'u tanıyamadım bu gece. Sakin sessiz sevgilim gitti en son 9-8lik göbek atıyordu :S Kendinden geçti adam (:

Gerçi her zamanki gibi yine sapıtan insanlar oldu. En son hatunun biri ayakta duramayacak kadar sarhoş arabaya taşınıyordu. Bir sürü adam iki kelimeyi bir araya getiremeden boş boş saçmalıyorlardı. Sevmiyorum böyle ortamları. Hani, insanın yanında 3-4 arkadaşıyla uslu uslu içmesi güzel de kıçıyla içen insanlara direk sinir oluyorum. Adabıyla içmeyi öğrenin şu boku artık.Kendini bilmeyen insan kadar rahatsız edici bir şey yok.

Şimdi yatıyorum yarın brunch ve açım abi var. Vakit bulduğum ilk fırsatta adakizi.com'a taşınıyorum.

Ps. (bkz: eksisozluge bir daha gelinse alınacak nickler)(bkz: adakizi) :/

Bir fizy linkiyle bu yazımı da sonlandırmak istiyorum:
http://fizy.com/s/1ai9fp
(:

8 Şubat 2010 Pazartesi

pikih pikih sesim geliyür mü?

Telefonuma blog app kurdum ve hemen test ediyorum :) yorgunluktan geberiyorum şu anda. dün gece gkkk i dinleyecegim diye yine gece 3te yattim. sonra da sabah win7 sinavi icin erken kalkip calistim. evet ben ogrenciyken de "simdi uyuyayim yarin sabah kalkar calisirim"i basariyla uygulayanlardandim! sertifikami aldim, basariyla! sonra ofise gittim, baktim bir de ne goreyim!? mest raki'm gelmis :) uf'umla beraber guzel gunlerde icmek nasip olur insallah :) sonra is, kurs, ev... klasik bir pazartesi gununun sonu!

ps. bu arada 37737176392. rejimime basladim. cok nadir bir sekilde 1. gunumu sonlandirdim. hayattan sogudum :/ acim abi doyursun biri beni :(

7 Şubat 2010 Pazar

PMS: Padmé'yi Mahvetti Skywalker



Bir yandan gözüm Star Wars'ta, öteki yandan blog yazıyorum. An itibariyle höykürerek ağlıyorum çünkü youngling'ler dahil piç Anakin, order 66'i uyguluyor. Ulan küçücük çocuk onlar laaağn...
Yoda'cığım da hissediyor ama elinden bir şey gelmiyor... Padme de hala bu herife aşık... Hayatına mal oluyor herif :/

Ne zaman Revenge of the Sith'i izlesem, patatese dönüşüyorum zaten... Chewbecca gibi sesler çıkararak ağlıyorum :( 

Dünden beri sinirlerim bi ayrı bozuk. Zirve tek kelimeyle "berbattı". Ağzıyla içmeyi bilmeyen salağın biri bütün geceyi mahvetti. Ufuk onu evine bırakmaya falan gitti, o sinirlenecek, üzülecek diye ben gerildim. Sonra hesapta her zamanki gibi açık çıktı falan. Bir daha doğum günü zirvesinden sonra değil rakı zirvesi, muzlu süt zirvesine bile gitmek istemiyorum. Yine içim bişeylere çok kırıldı. Hevesim kaçınca toplayamıyorum. 

İyi ki dün yanımda Elçin ve Betty vardı. Ufuk gelene kadar beni sağlam tutan onlar oldu. Ufuk'un yanında ağlamak istemezdim ama onun sinirli ve üzgün olacak olması beni deli etti. Zaten sarhoş insanlardan da hoşlanmam, yüksek ses, pislik, hesap sorunları derken bütün gece ağladım. Ama Ufuk beni teselli etti. Geçti sonra... 

İçimden hiç bir şey gelmiyor bugün. Betty'i dinleyip uyuyacağım. Yarın sabah da Microsoft'un sınavı var. Bir kova sufle yemek istiyorum...